17 Aralık 2009 Perşembe

VOl .22

                                                                                                                                                  15.12.2009
İyi ki doğduun Duyguu.. Gerçekte bugüne kadar pek bır ayrıymışta  bu yılda  sevdiğim dostlar yanımda  :P
Deli dolu yüzyılları bulacak kadar dilek aldım mesela .Herşeyin enlerine hitaben yazdım not defterime Etiketlemeler,buluşlar... ve son olarak ta süpriizzz asıl hediye o zaman olucak farkındayım.
Fikr-i güzel ,insan evet evet sevdim bu etiketi ..22 nin tadı bir başka,sen kaç oldun şimdi? Dolu dolu 21 bu kavarmında dolu dolu denmesi her zaman  kuşkulandırmış,içten içe de sinir durumu yaratmıştır içimde ya o ayrı bir konu neyse gelecek bizi bekler .. beklemiyıyor aslında vııın hızıyla bağlanıyorsun yada ilüzyondan ibaret hayat ta ,mutlaka o gün yetiıyor sana yetişmedi bit türü  faul olabilir mi acaba ?
Uykusuz bol kahveli geceler seni bekler ama zekle karşılamak.O mutlu uykusuz gözlerle yastığa başını koymak hatta bazen koymadan ,sabah ki o halet-i ruhuye  asla değişmem ..Dokunmayın mutluyum. Mutlumuyum aslında !
Şahsi manifesto tadında oldu farkındayım.Bu da gerek en yoğun dönem en yoğun ay ,en en ... ne varsa doluşmuş sanki her şeyin zamanı var  derler ya o  gün bugün müdür ?



Bir açıklama ekle :
saat 23/22.00 suları  tam da yok kızıım sen kendi pastanı kes bu yıl derkenn süpriz doğum günü partisinin vermiş olduğu mutlulukla.
:)))

23 Kasım 2009 Pazartesi

Müphemiyelerde Pelin olma durumu ....


Pelin olmak deyince pek anlaşılmıyor farkındayım, bkz.Nil dünyasından  alıntılar arasında Pelin ...
Sevdiğim bir dost deyimiyle belirsizlik durumuna arapça kökenli  sözcüğun vermiş olduğu müphemiye ağırlıkla sırtını yaslaya yaslaya konuşması osmanlı adabıyla der.. Uzun zaman oldu görüşmeyeli seninle. İçimizdeki mırıldanmalar hep  işaret eder bir taraf yükü  çeker bu had nerden gelir nereye gider yine aceleci..  Bu düş parmak ucu gibi hep seni gösteri aynalarda boş ,sokaklarda boş ,şehirlerde ,ayı ülkelerin sahillerinde,düşüncelerde ayrı ayrı araman boş ! müphemiyeye yanabilmesi için önce onu görmesi, gerekliydi  !(Hayat bazen birini seçer,Biz “pas!” deriz söz Pelin’e geçer,Pelin’in bir stili var,Mesela aşık olmaz,Biz hepimiz buluşuruz,Pelin’in vakti olmaz)
Bunun farkına varılması ,gelişmesi severek bol kahveli bir günde  anlama durumu tabiri konusunda zor kalıyorum üzügünüm.Peki her zaman böyle mi olur ? hep bizim pas dememizi mi bekler Pelin'ler bir tık ardımızda yoksa bizler birilerini bi anı  ararken  hah işte o an ! oldu bu iş başardın hadi hayırlısı.Netlik hep yanındaydı sana hep sadıktı.Girişimlerde bulunma yaratıcılık hali  sabahlamarımız ...Özde ki bilinmezlik  durumuna gebe olduğunu bilerek ilerlemek...
(Mor bana gitmez Pelin’e gider,O beni sevmez Pelin’i sever,Kader bana gülmez,Pelin’e güler,Pelin’e Pelin’eKimse beni çekmez,Pelin’i çeker,Bak Pelin’e Pelin’e.Pelin’in aşkı şuymuş,Dünyada bulunmaz,Pelin’in fikri buymus Pelin’le yarışılmaz)


Duygu Değirmenciler   :)


21 Kasım 2009 Cumartesi

Dostlukların Son Günü



                                                                                                                                      20.11.2009

inandığın bir  olur ya ...
Hatırlıyorum...gülüşünü ve onun eseri   olan ve gözlerini etrafındaki çizgileri...  İnce belli  çay bardağını tutuşunu,dumanı içine çekip te hadisene   hayat ordan! dermişçesine  fütursuz bir edeple bırakışını..gözünden ne halde olduğunu sıkışık bir ruh hali var sanki çözümlemeleri şahsi menifestolarımız :)ayrı boyuttaki bilinmezlik halimiz? içtenliğini yalanı-doğrusu söyleyince daha da bir farklı oluyor ya anlarsın da hissedersin de .Vakit yetmez  zihnimdekileri anlatmam lazım yahu heycanlı , zaman ! Bir gün anlatırım.Bir gün çıkıp giderim  buradan.Gözümü kırptım,bir saniye geçti.Saatin büyük ibresine yelkovan denir,küçüğü akreptir.Saniyeleri saynın adı ? Olmazsa... olmazsa ben sayarım saniyeleri.Benim adımı da ansınlar saniye sayan çocuk desinler.Yüreği acıyla çarptı bu çocuğun desinler.Bir şeyin (bir uyumun) boyuna sarsıldığını.Saniyeleri sayıyorum.bir -iki -üç .Kırıp açıyorum gözlerimi.Patladı patlayacak.Kaç saniye kaldı?
Nedendir bilmiyorum ama bir Merhaba ! oluyor bazen herşey uzaktan nasılda aynı gözükür oo değişmişsin e  normali de o değil mi ya değişmesek daha kötü daha ilerisini düşünemem ...
Vakit itibariyle dinginlik kendine vakit ayır biraz kaybettik mi gerçekten ?
''Bir zamanlar onlar için çarptı yüreğim, bir sağanak gibi aydınlıkları yağdı,bütün bir dünyayı onların gözüyle görmeye çalıştım.Gürültülü patırtılı çocuklar geçti önümüzden,göz kamaştırıcı coşkulara kapıldım,koşarak geçtiler.Küçük,ince bir el kırışıklıkları düzeltti,kumaş yeniden yeniden yanardöner ışıltılarıyla donandı.Benim için hazırlanmış bir fincan çayı içtim,üstüne deli bal sürülmüş ekmeklerden yedim.Kalabalığın arasından ayırt ettim onları.Tahta boncuklardan Pinokyo ' mu anlattım.Bir ağız Pinokyo için gülümsedi;bu gülümseyişteki duyguları çözmeye çabaladım.alayla sevenecenliği inanılmaz ayrıntılarıyla sergilediler.Ben gelince oturma odasında ışık yandı,toplanmamış yatak.,kapısı opar , başımı çevirdim''

 
Duygu Değirmenciler

bilg.''Selim İleri-''bölümü'' alıntıdır''

12 Eylül 2009 Cumartesi

''İçimizden geldi''... Denizin Üstünde Ala Bulut

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa,
balık mı olsam,
yosun mu yoksa?...
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla,yosunuyla

N.Hikmet Ran

27 Ağustos 2009 Perşembe

iyiki doğdun Binnurrr :))))


Bugün Kocatepe'nin  en şeker, en datlu  vee en analitik :p insanı ... Binnurcuğuummm  doğum günü.
 Ömür boyu mutluluklar,başarılar diliyorumm , herşey hep istediğin gibi olsun !

  ...
''insan;kalbinden özüne giden,kaldılılabilir süreksizliğe sahip bir fonksiyondur.''demiş;)

Şimdi e tohum ekme zamanı :)

e tohum Başvuruları 27 Ağustos’ta Başlıyor!


İnternet girişimcilerinin buluşma adresi olan etohum, yeni başvuru dönemini 27 Ağustos’ta başlatıyor! İnternet konusunda bilgisi ya da fikri olan ve kendi internet şirketini kurmak için risk almaya hazır olan herkes, etohum’un sağladığı hizmet ve eğitimlerden faydalanabiliyor

Yeni ekonomiyle ilgili bilgi ve iş fikri sahibi olan girişimcilerle bu konuda yatırım yapabilecek şirket ve profesyonelleri buluşturan etohum, internet üzerinde kendi işini başlatmak isteyenlere destek vermeyi sürdürüyor. Bu doğrultuda 27 Ağustos Perşembe günü itibariyle yeni başvuru sürecini başlatan etohum, yeni iş fikirlerini yeşertmek isteyen herkese kapılarını açıyor.

Girişimcilerin ilk önce kendilerine yatırım yapmaları gerektiğini de her fırsatta dile getiren etohum’un yeni döneme dair yol haritası şöyle:

• Eylül 2009 – 31 Aralık 2009 tarihleri arasında başvuruda bulunan girişimcilerle bire bir görüşmelerin yapılması ve uygun adayların belirlenmesi. (Başvuru süreci 31 Aralık tarihinde sona erecektir.)
• Ekim 2009 - Ocak 2010 tarihleri arasında başta üniversiteler olmak üzere eğitim kurumlarında ve merkezi mekânlarda etohum toplantılarının düzenlenmesi, üniversite kulüpleriyle işbirliğine gidilerek internet girişimciliği panellerinin düzenlenmesi.
• 24 Eylül 2009’dan itibaren iki haftada bir gerçekleştirilen etohum Kafe Buluşmaları’nın düzenlenmesi.
• 2009’un Ekim, Kasım ve Aralık aylarında etohum Hafta Sonu Girişimcilik Kampları’nın düzenlenmesi.
• 30 Ocak 2010’da “yatırım yapılabilecek internet girişimci”lerinin seçilmesi.
• Şubat 2010’da yatırım yapılabilecek internet girişimcileri için İnternet Girişimciliği Kampı’nın düzenlenmesi.
• Şubat – Nisan 2010 tarihleri arasında girişimcilere iş planı ve internet sitesi hazırlamak konusunda koçluk hizmetinin verilmesi.
• Mart – Mayıs 2010 tarihleri arasında başta üniversiteler olmak üzere eğitim kurumlarında ve merkezi mekânlarda etohum toplantılarının düzenlenmesi, üniversite kulüpleriyle işbirliğine gidilerek internet girişimciliği panellerinin düzenlenmesi.
• 2010 yılının Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında etohum Kafe Buluşmaları’nın düzenlenmesi.
• 2010 yılının Mart ve Nisan aylarında etohum Hafta Sonu Girişimcilik Kampları’nın düzenlenmesi.
• 21-22 Mayıs 2010 tarihlerinde yatırımcı ve girişimcilerin bir araya getirilerek girişimci sunumlarının gerçekleştirilmesi.
• Mayıs – Haziran 2010 ‘etohum’lama ve ortaklık süreclerinin yürütülmesi.

Kurucusu Burak Büyükdemir, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Türkiye'de fikri olan kişi sayısı çok ancak bunu hayata geçirenler oldukça az. Oysa içinde bulunduğumuz ekonomik ortam internet girişimcileri için fırsat yaratıyor. etohum olarak biz de yeni ekonomi konusunda bilgi ve fikir sahibi olan ve kendi internet şirketini kurmak isteyen genç girişimcilerle şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getirmek amacıyla yola çıktık. Bu doğrultuda da bir fikri gerçekleştirme yolunda adım atan ve risk alan girişimcileri bulup, başlama aşamasında onlara destek oluyoruz. İnternet konusunda yeni iş fikri olan henüz şirketini kurmamış, iş fikrini gerçekleştirmek için şirketini kurmak üzere olan, internet şirketini/yeni girişimi kurmuş, sermaye, yönetim, pazarlama ve diğer desteğe ihtiyacı olan herkes etohum’a başvuru yapabilir.”

etohum etkinlikleri hakkında bilgi almak ya da toplantılara katılmak için ise www.etohum.com adresine girilmesi yeterli oluyor.

Kaynak:e tohum

26 Ağustos 2009 Çarşamba

'Goethe bazen görmediğini gösterir ;

''Anladım ki belirleyici olan benim.
İklimi yaratan benim kişisel tutumumdur.
Ortamı şekillendiren benim halati ruhiyemdir.
Yaşamı acıklı ya da neşeli yapacak muazzam bir güce sahibim.
Bir işkence aleti de olabilirim, bir ilham kaynağı da; küçümseyebilirim ya da keyif verebilirim; acıtabilirim ya da iyileştirebilirim.
Tüm durumlarda, bir krizi kızıştıran ya da yatıştıran, birini insancıllaştıran
ya da canavarlaştıran benim verdiğim karşılıktır..
İnsanlara oldukları gibi yaklaşırsak, onları daha kötü ederiz;
İnsanlara olmaları gerektiği gibi yaklaşırsak, olabilecekleri kişi haline gelmelerinde onlara yardımcı olabiliriz..''

GOETHE